Geçtiğimiz günlerde Star gazetesiyle yolları ayrılan Mehmet Altan demiş ki:
"AKP’ye yakın gazeteler siyasi baskıyla ilan topluyor!"
Aynı gazetede çalışa köşe yazarı Mustafa Akyol da,başımıza deha kesilmiş:
''Kanımca sadece “Andımız” değil, onun kadar buyurgan bir metin olan “Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi” de okullardan çıkarılmalı.''
*
Önce Mehmet Altan'ın sözlerini değerlendirelim.
Bu sözleri söyleyen sıradan biri değil.
Altan, “İkinci Cumhuriyet”in fikir babası, 28 Şubat’a karşı çıkan, AKP’ye kuruluşundan itibaren destek veren, İslamcı-liberal ittifakının temsilcilerinden biri, kararlı bir “yetmez ama evet”çidir.
Bu açıdan söyledikleri bir ibret belgesidir.Yandaş medyanın nasıl beslendiğinin itirafı gibidir.
Şimdi Mehmet Altan'a sormak lazım:
''Eee be kardeşim,madem bunları biliyordun da şimdiye kadar neden sustun.Niçin çalıştığın dönemde itiraf etmedin de,ayrılınca bombaladın?''
Bitmedi.
Altan'ın t24'ten Hazal Özvarış'a yaptığı çarpıcı açıklamalarından bazı başlıklar şöyle:
- ‘Hükümete dostane eleştiri dahi kabul edilemez hale geldi'
- ‘Gazete yönetimine siyasetçiye biat edenler geliyor’
- ‘Gazeteler nüfuz ticaretiyle para kazanıyor’
- ‘Bunu yaz, bunu yazma diyorlar’
Günaydın Mehmet Altan…
Sorarlar adama:
''Yetmez ama evet'' derken aklın nerdeydi?
Yetmez ama sen seyret !
*
Gelelim Mustafa Akyol efendi'ye…
Köşesine taşıdığı ifadeleri yazmayacağım.
Moraliniz daha fazla bozulmasın diye.
Bu arkadaş; Andımızı ve Atatürk'ün Gençliğe Hitabesi'ni galiba tam anlayamamış.
Hitabe şöyle başlıyor:
“Ey Türk Gençliği! Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.”
Şöyle devam ediyor:
“İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahilî ve haricî bedhahların olacaktır.”
Sonu şu cümleyle bitiyor:
“Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!''
*
Hitabe, Cumhuriyet'i koruyun diyor…
Birilerine batıyor.
İç ve dış düşmanların olacaktır diyor…
Gidişik yapıyor.
Gücün, damarındaki kandır diyor…
Sindirimi bozuyor.
*
Sizlere verilecek en güzel yanıt Hitabe'de zaten var.
Anlamazsanız,bir daha bir daha okuyun…
Yine anlamazsanız,dermanı olmayan derde yakalanmışsınız demektir.
Çünkü,bu hastalığın tıp literatüründe tedavisi yok.
Yetmez ama kendini ıslah et !
İşte yanıt:
''Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.
Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!''
*
TAŞ KIRILIR,TUNÇ ERİR…
HİÇ HEVESLENMEYİN…
ATATÜRK VE CUMHURİYET EBEDİDİR…