Değerli Okurlarım, bu köşede zaman zaman sizlerel anılarımızı paylaşıyoruz. Geçmişteki olaylarla ilgili, kişilerle birlikteliklerimizi, ilimizin ve kentimizin tarihi anlarına tanıklıklarımızı anlatıyoruz. Dün 24 Ocak, gazeteci, yazar Uğur Mumcu’nun katledilişinin 9. yıldönümü idi. Kendisini vilayet önünde Atatürk anıtının karşısında saygıyla andık. Demokrasi için verilen bir şehitti o. Demokrasimiz hala o katliamdan kan kaybetmeye, kanamaya devam ediyor ama Uğurlar çoğalarak yaşamayı sürdürüyor.

Sanırım 1988 yılının son ayları idi, CHP, Genel başkanı, MYK’sı, aydınlar ile Denizli’ye bir çıkartma yapmıştı. Gelen konuklar arasında Uğur Mumcu da vardı. Gündüz kentteki etkinliklerden sonra akşam Pamukkale Mistur Otel’de bir yemek düzenlendi. Binbeş yüzü aşkın katılımcı ile coşkulu, heyecanlı bir toplantı olmuştu. Uğur Mumcu’yu orada tanıdım. Etrafında bir sevgi ve hayranlık halesi oluşturuyordu. Parlayan bir kutup yıldızı gibiydi adeta. Konuşması, öngörüleri, analizleri ile çevresini etkiliyordu. Erdal İnönü, Deniz Baykal, Adnan Keskin, Ali Topuz, Orhan Birgit, Tufan Doğu, Ali Marım orada gördüğümüz partili ileri gelenlerdi.
Pamukkale Mistur Otel yıkıldı, Uğur Mumcu katledildi. Geriye anılar kaldı.

* * *
Avrupa Birliği’nin eşiğinde bekletiliyoruz. Avrupa yaşama kültüründe sivil toplum kuruluşlarının önemi büyük. Meslek odaları, barolar, ticaret ve sanayi odaları, borsa, dernekler, vakıflar toplumun vazgeçilmez unsurları. Bizde ise son zamanlarda gerek KHK’ler gerekse Anayasa taslağında STK’lar, meslek odaları zayıflatılmak, simgesel konuma getirilmek isteniyor. Aşağıda daha önce yazdığımız bir yazıyla, STK ve Meslek Odalarının duruşunun ne kadar önemli olduğunu, doğruyu savundukları takdirde bulundukları topluma ve kente neler kazandırabildiklerinin örneğini sizlerle paylaşmak istiyoruz.
* * *
“Halk arasında bir söz vardır. “Tanrı fakiri sevindirmek için önce eşeğini kaybedermiş. Bir müddet sonra da semersiz, yularsız buldururmuş.” Pamukkale Uygulama Projelerinin ihale onayını 18 aydır bekleten Kültür ve Turizm Bakanı Erkan Mumcu da Denizli’yi işte böyle sevindirdi. Olağan olarak, şeklen bir imza atması gerekirken, birilerine kızıp imzayı geciktirdi. Mimarlar Odası Denizli Şubesi’nin; “Sayın Bakan, duygusallığı bırak, Denizli’ye ceza vermekten vazgeç, sistemi tıkama. Pamukkale’nin çağdaş biçimde düzenlenmesi için gereken uygulama projelerinin ihalesi için onayı ver. İmzala!” şeklindeki baskıları ile Denizli heyetini Ankara’ya çağırıp görüştükten sonra imzayı attı. Bunun yanında Denizli’ye ek projeler ve kaynak aktaracağını da basından izledik.
Basında, Mimarlar Odası, Bakan polemiği epey yer aldı. Bakan’ın görüşmelerde, heyete hafif tertip “Beni kurtların önüne attınız, savunmadınız..” şeklinde sitem etmesi ilginç. Daha önce “Demeç Yaratıkları” sözü ile Mimarlar Odası yöneticilerine (bize) hakaret etmesini şimdi de “Kurtlar..” şeklinde sürdürmesi konulara ne kadar hissi yaklaştığının işaretleri. Yani birileri “Bakanım” diye bir ile hizmeti geciktirecek, ilin rahmetli valisine kızgınlığını o ilin insanlarına hizmeti engelleyerek çıkaracak. Bunun yanlışlığını haykıranlara da yakışıksız sözler etmeyi sürdürecek. Ne güzel Ankara be!..
Şimdi önemli olan sonuç... Umarım Ankara’da basın önünde de Denizli’ye verilen sözler tutulur. Biz takibe devam edeceğiz. Kişisel, hissi davranışları unutup, laflara bakmayıp işe bakacağız. Diyalog yolu ile, Yunus’un “Yaratılanı hoş gördük/ Yaratandan ötürü” felsefesine uygun hoşgörü ile, barış ortamında ve lüzumsuz gerginlikler yaratmadan ilin hak ettiklerinin Ankara’dan alınmasını takip edeceğiz. Sayın Bakan’la da umarım bir gün bir yerlerde karşılaşıp, bir kahve içer, Yunus’tan, haktan, hoşgörüden, bu memlekete hizmetten, kültürden, sanattan söz etme fırsatı çıkar.
“YALVAÇLI MUMCU”
Pamukkale konusunda ulusal ve yerel basın, Mimarlar Odası Denizli Şubesi’nin görüşlerinden ve Denizli’den yana tavır takındı. Köşe yazarları yazıları ile destek verdiler. Hepsine bu kentli biri olarak teşekkürlerimizi sunuyoruz. Sayın Mumcu’ya “Yalvaçlı” diye hitap edilmesi biraz yadırganmış. Aslında bu basın tarafından zum yapılmış bir konu. Fakat Anadolu kültüründe kişilerin, hele hele ünlü kişilerin memleket adları ile anılması bir gelenektir. Ünlü ressam Çallı İbrahim, Halk Müziği sanatçısı Malatyalı Fahri, Siyaset adamı Gaspıralı İsmail, Kuran tefsircisi Elmalılı Hamdi Yazır, Simavnalı Bedreddin vb. gibi. Sevgili Lami Oruç’un yazısında belirttiği gibi bu maksadı aşan bir biçimde anlaşıldı ise gene Yunusça “Kamu alem birdir bize..” diyerek Yalvaçlıların gönlünü almak gerekiyor. (DENİZLİ 5.06.2004 )”
* * *
Aradan geçen zaman içinde çok şeyler değişti. Başta Kültür Bakanı değişti. Hierapolis ve Laodikeia’da kazılar, çalışmalar hızla sürüyor. Pamukkale yolunun genişletilmesi bölge turizmine artı değer katacak. Yeni başlatılan kazı alanları Denizli’ye ilgiyi artıracak. Kalkınma için her kimki bir tuğla koyuyor, onlara selam olsun..